13 Ekim 2011 Perşembe

Okul ve Hastalıklar

4 yaşında oldu oğlum. Geçen bu kocaman 4 senede hemen hemen hiç çok ciddi hasta olmadı. Çok korumaktan, izole etmekten ziyade fazla titizlenmemeye bağlıyorum. Örneğin yanımda hiç ter bezi taşımadım, sadece yedek bir atlet olur ve onu da zaten neredeyse hiç kullanmadım.Yaz kış soğuk içer, sürü asla ılısın içmez, dondurmayı 4 mevsim yer, hasta çocuklardan çok kaçırmadım, kat kat giydirmedim, terledi yine hemen üstünü değiştirmedim.

Beslenme yönünde ise genellikle ev yapımı gıdaları tercih ettim. Elbette dışarıdan hazır gıdalar da yedi ama mümkünse evdekini tercih ettim. Abur cubur olarak, Can'ın tabiriyle "atıştırmalık" kuruyemiş, meyva, pestil (bayılıyor) tercih etti. Aaaa çikolata hayatımızda olmazsa olmaz ama o da örneğin 1 paket Can için en az 1 hafta demek.

Hafif bir burun akıntısında, kaşınmasında hemen bağışıklı sistemini destekleyen bir damla verdim ki ben hastalıksız geçen seneleri ağırlıklı buna bağlıyorum, veeeee balık yağını hayatımızdan hiç çıkarmadım. Gerek bağırsak sisteminin kolay çalışması, gerekse omega 3 nedeniyle her çocuğun 1 yaştan sonra balık yağına başlamasını gerektiğini düşünüyorum.

Sonra ne oldu? OKUL...
1 ay gayet hastalıksız geçti, sonra bir öksürük, bir kırlama anlatamam:( Doktorumuz allahtan tam benin kafamda "Can şimdiye kadar hiç antibiyotik kullanmadı, ateş de yoksa bu hastalığı da hafif ilaçlarla geçirelim" dedi ve birkaç ilaçla kurtardık:) Bu arada grip aşısını sordum.
-Kronik bir hastalığı yok
-Büyümesi ve hastalık ritmleri oldukça yolunda seyrediyor
-Hastalıklarını olması gerektiği sürede bitiriyor
-Grip aşısı sadece 1 sene koruyor, oysa hastalığı bir kez geçirirse 5-6 sene o mikroba karşı bağışıklı kazanıyor

Bütün bu nedenlerle aşı yaptırmamaya karar verdik. Ancak yine doktorumuzun önerisiyle daha önce olduğu pnömokok 7 aşısının gelişmiş versiyonunu yapmaya karar verdik. Keza
-Hastanelik olma durumunda üst solunum yolu da dahil olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyor
-Dünya üzerinde bilinen 100 kadar zatüre mikrobu var, bu aşı bunun 13'üne karşı koruyor

Herkese sağlıklı günler (özellikle de miniklerimize...)

22 Eylül 2011 Perşembe

İç ses diyor ki....A-LI-ŞA-CAK

Oğluşum çok sakin, uzlaşmacı ve sukunet seven bir çocuk. Okulda da kendine böyle bir ortam istiyor, alışacaktır elbette diyorum içimden. Örneğin az arkadaşla bahçede keyfe keder yemek istiyor, kalabalıkta ve yemekhanede yemekten çok da memnun değilmiş. Zaman zaman öğretmeniyle yanlız başına kalmak istiyormuş ama sevindiğim nokta bunu talep ediyormuş.

Örneğin merdivenden eğer kalabalık bir grup olarak inerken bir de aşağıdan çıkanlar varsa pek bir mutsuz oluyormuş benim kuzum.

Araştırdım, kitaplar karıştırdım, danışdım deneyimli annelere ve dostlara...Genel kanı şu;
A-LI-ŞA-CAK Başka yolu yok, ama her canını sıkan durumda bir süre mutsuzluk yaşayacak, zamanla bunun da normal olduğunu öğrenecek kuzum.

Bazen "al koltuğunun altına arkana bile bakmadan çık git oğlunla ve önrünün sonuna kadar sar,i sarmala kolla" diyor içimden bir ses:) ve gülüp geçiyorum. "Aman sen de biz de ne sınıflarda ne itiş kakışla büydük, olacak, alışacak" diyorum sonra diğer sese...

Hem öğretmenleri de söylüyor ben çıktıktan sonra evet kalabalığı çok tercih etmiyormuş ama 3-5 arkadala aktivite yapmaktani kıkırdamaktan ve hatta azmantan keyif alıyormuş. Geçenlerde gizli gizli izliyorum arabadan. Can kıkırdıyor arkadaşına, ben kıkırdıyorum, o gülümsüyor ve bir şeyler anlatıyor arkadaşına ben gülümsüyorum ve içimdeki o 2. ses "oldu işte, bak kalbini ferah tut, mutlu burada, eğleniyor" diyor...

Tamam diyorum ve arabadan çıkıyorum...
 
Copyright 2009 Kırmızıbu. Powered by Blogger Blogger Templates create by Deluxe Templates. WP by Masterplan